Resimli sözler

Yoğurt Kralı Hamdi Ulukaya’nın Başarı Hikayesi

Admin Başarı hikayeleri 30.Ara.2019 1 görüntülenme 0 yorum

Yoğurt Kralı Hamdi Ulukaya’nın Başarı Hikayesi

Amerikan yoğurt sektörünü altüst eden Hamdi Ulukaya Erzincan’ın ücra bir köyünde doğdu. Küçükken ailesi süt ve yoğurt satarak geçimini sağlıyordu. Dil öğrenmek için gittiği Amerika’da, yoğurtları tiksinç buldu ve bu işe girdi. Sadece 5 yıl gibi kısa bir sürede yoğurt sektörünün yarısının ele geçirdi. Ve Amerika’da yılın girişimcisi ödülüne layık görüldü. Daha fazlası için..

Hamdi Ulukaya Kimdir?

Amerika’daki ünlü yoğurt firması Chobani’nin kurucusu olan ve yoğurt kralı olarak anılan Hamdi Ulukaya Erzincan’ın bir köyünde 1972 yılında dünyaya gözlerini açmıştır. Çocukluğunda koyun çobanlığı yapmış ve 1994 yılında Ankara Üniversitesi’nde okuduğu Siyaset Bilimi bölümünü yarıda bırakarak Amerika’ya ingilizce öğrenmek için gitmiştir. Burada babasının da tavsiyesiyle yoğurt ve peynir satışı yapmaya karar vermiş ve sonunda dünyaca üne kavuşan Chobani markasını kurmuştur.

Çocukluğunu Türkiye’de geçiren ve adeta bir yoğurt aşığı olan Hamdi Ulukaya eğitim için geldiği New York’ta tesadüfen eski bir yoğurt fabrikasına rast gelince Chobani markası doğdu. Chobani, aradan geçen üç yıl içerisinde ABD’de alanında en çok satan marka haline geldi.

Şimdi Ulukaya’nın Chobani hakkındaki sözlerine kulak verelim: “Kendimi bildim bileli yoğurdu severim. Çocukken annemin mandıramızda kendi elleriyle yaptığı kıvamlı yoğurdu yiyerek büyüdüm. 1994’te ABD’ye taşındığımda buradaki yoğurtları iğrenç buldum. Hepsi hem çok şekerli hem de vıcık vıcıktı. Bu yüzden canım yoğurt çektiğinde genellikle evimde kendim yapıyordum. Dolayısıyla Mart 2005’te gereksiz mailler kutuma bakarken tam donanımlı bir yoğurt fabrikasının satılık olduğuna dair bir reklam görünce meraklandım. Fabrika, bundan birkaç yıl öncesinde New York’un kuzeyine kurduğum Euphrates adlı peynir şirketinin yaklaşık 100 km batısında yer alıyordu. 2005’te Euphrates’in 40’tan az personeli ve yılda 2 milyon dolarlık cirosu vardı. Bu haliyle zar zor ayakta duruyordu.

yogurt

Fabrika ünlü bir şirket olan Kraft’a aitti, şirket yoğurt işinden çıkmaya karar vermişti. Reklamda fabrikanın kaba taslak birkaç fotoğrafı da yer alıyordu; 1920’de kurulmuş olan fabrika açıkçası pek de iyi durumda değildi. Sonra bir hevesle emlakçıyı aradım ve ertesi sabah fabrikayı görmek için görüşme ayarladım.

Küçük bir kasabada bulunan ve mezarlığı andıran fabrikanın kasvetli bir havası vardı. Mevcuttaki 55 çalışanı fabrikayı kapatmaya hazırlanıyordu. İçeride çok sayıda ekipman vardı ama her şey eskiydi. İşin en iyi yanı ise fabrikanın satış fiyatının 1 milyon doların altında olmasıydı. Öyle ki bazı makinelerin yenilerini alacak olsam bile bundan daha fazlaya mal olurdu.

Eve dönüş yolunda aynı zamanda yatırım danışmanım olan avukatımı aradım ve fabrikayı satın almak istediğimi söyledim. O da bunun korkunç bir fikir olduğunu söyledi. Bu konuda üç tane iyi argumanı vardı; Birincisi fabrikayı “olduğu gibi” alıyordum, ne kadar iyi çalışacağı hakkında hiçbir fikrim yoktu. İkincisi Kraft çok başarılı bir şirketti ve böyle bir tesisten ve yoğurt sektöründen çekiliyorsa ortada belki de ortada benim bilmediğim şeyler vardı. Sonuncu ve en güçlü argumanı ise bu kadar parayı nasıl temin edeceğimdi. Bu noktada haklıydı; çünkü elimde böyle bir alışverişi gerçekleştirebilecek para yoktu.

Sonrasında fabrikayı almak için borç alabileceğim ortaya çıktı ve Chobani pazara girdikten sonra da bankalardan kredi almaya devam ettim ve satışlardan elde ettiğim kârla yeniden yatırım yaptım. İşin bu kısmını bilhassa vurgulamak istiyorum. Risk sermayedarları, özel sermaye şirketleri, stratejik ortaklar ve potansiyel alıcılar faaliyete geçtiğimiz günden beri bize maddi destek teklifleri yaptılar ancak biz hepsini reddettik, bu sayede de şirket, dış yatırımcılara bel bağlamadan büyümeyi başardı. Bugün Chobani 1 milyar dolarlık bir işletme ve ben bu işletmenin tek sahibiyim. Bu sayede de şirketi istediğim şekilde yönetebiliyor ve dışardan hiçbir baskı olmadan geleceğine yön verebiliyorum.

chobani fabrika

Birçok girişimci bir işi büyütmenin risk sermayedarları veya öz sermaye yatırımcıları olmadan imkansız olduğunu düşünüyor. Fakat bu bakış açısı doğru değil. Çünkü ben 10 yıldan kısa bir süre içinde bir şirketi sıfırdan başlayıp 1 milyar dolarlık değere ulaştırabildiysem bunu diğer işletmeler de yapabilir.

Yorumlar
Bu yazıya yorum yapan ilk kişi sen ol.

2 Yorum

248 Hikayeler

3 Üye

6 Ziyaretçi