Resimli sözler

Tıkandı Baba Hikayesi

bk Gerçek Hikayeler 22.Şub.2020 0 görüntülenme 0 yorum

17

Tıkandı Baba Hikayesi

Sultan Mahmut zaman zaman kıyafet değişikliği yaparak halkın arasına karışır onlarla sohbet ederdi. Yine bir gün tedbiri kıyafetle istanbulda dolaşmaya başlar, epey bir dolaştıktan sonra dinlenmek için bir kahvehaneye girerler, kahveye gelen insanların ocakçıya tıkandı baba çay gönder, tıkandı baba kahve gönder diye seslenmesi üzerine bu lakap Sultan Mahmut’un ilgisini çeker, tıkandı babayı yanına çağırtan sultan ona,

 

Niçin sana tıkandı baba diye hitap ediyorlar merak ettim bize anlatabilir misin?

 

Tıkandı Baba,

 

-Bir gün bir rüya gördüm, rüyamda bir sürü kişinin kendisine ait bir çeşmesi vardı. Benimki hariç hepside çok iyi akıyordu, bende benim çeşmemde iyi aksın diye bir çomak alarak su oluğunu kurcaladım ancak çomak oluğun içinde kırılınca bu sefer çeşmem damla damla akmaya başladı. Bu seferde en azından eskisi gibi aksın diye biraz daha kurcalayınca su tamamen kesildi o  günden sonra her ne işe elimi attıysam elimde kaldı ve herkes bana tıkandı baba  diye hitap etmeye başladı.

 

Onun haline üzülen Sultan Mahmut oradan ayrıldıktan sonra adamlarına her gün tıkandı babaya bir tepsi baklava hazırlayın ve her baklava diliminin altınada bir altın koyun diye emir vermiş.

 

Ertesi gün padişahın emri ile baklava tepsisi hazırlanarak tıkandı babaya götürülüp padişahımızın ikramıdır diye vermişler.

 

Tıkandı baba onlara teşekkür ettikten sonra iş çıkışı eve giderken kendi kendine “Bir tepsi baklava çocuklarımın karnını doyurmaz, en iyisi ben bu baklavaları satıp, o parayla da evin ihtiyaçlarını karşılarım” diye düşünmüş, eve  değil de işlek bir meydana giderek,

 

Taze baklavalarım var diye bağırmaya başlamış,   

 

Yoldan geçen bir adam baklavayı beğenerek yaptığı pazarlık sonucu baklavayı satın almış.

 

Tıkandı baba baklavadan kazandığı parayla evin ihtiyaçlarının bir kısmını karşılamış, ertesi gün gelen bir tepsi baklavayıda aynı yere satmaya götüren tıkandı babayı, orada bekleyen adam hemen onun yanına giderek artık baklavalarını hep ben alacağım kimseye verme diyerek onunla anlaşmış, çünkü eve götürdüğü baklava dilimlerinin hepsinin altında bir altın olduğunu görmüştü.

 

Aradan birkaç hafta geçtikten sonra tıkandı babanın durumunu merak eden sultan Mahmut tekrardan kahvehaneye gider ama onun halinde herhangi bir değişiklik olmadığını görünce yanına çağırtır.

 

-Sana her gün bir tepsi baklava gelmedi mi? Ne yaptın o baklavaları

 

Tıkandı baba

 

-Geldi Sultanım, Allah sizi başımızdan eksik etmesin, ben o baklavaları götürüp meydanda satım onun parasıylada evimin ihtiyaçlarını karşıladım.

 

Sultan Mahmut tebessüm ederek durum anlaşıldı sen şu işi bir süreliğine başkasına bırak da benimle gel, diyerek onu devletin hazinesine götürmüş ve ona hazinedeki küreği göstererek şu küreği al ve hazineye daldır, ne kadar altın küreğin içine girerse girsin hepsi senindir demiş.

 

Küreği aldığı gibi hazineye daldırır ancak ters daldırır küreği kaldırınca üzerinde bir tek altın olduğunu görürler.

 

Sultan Mahmut bu sefer askerlere emir verir tıkandı babayı alıp en değerli arazilerin olduğu yere götürün eline bir taş alsın fırlatsın, ne kadar uzağa fırlatırsa fırlatsın o araziyi ona hediye edin demiş.

 

Tıkandı baba etraftaki taşlara bakmış her birinde farklı bir bahane bulmuş ve en sonunda büyükçe bir taşı eline almış, taşı kaldırıp tamda atacakken taş elinden kayarak olduğu yere düşmüş, durum Sultan Mahmut’a bildirilince “Vermezse mabut neylesin Sultan Mahmut” demiş.

Yorumlar
Bu yazıya yorum yapan ilk kişi sen ol.

2 Yorum

248 Hikayeler

3 Üye

1 Ziyaretçi