Resimli sözler

İki Şehrin Hikayesi

bk Hikayeler 22.Şub.2020 0 görüntülenme 0 yorum

2

İki Şehrin Hikayesi

Lucie, Charles Darnay’e sevdalı olan genç ve alımlı, baktıkça insan bir daha bakasının geldiği güzel bir kızdı. Lucie’nin isminin dany olduğu babası, şehirde bulunan bir bayanı öldürmek suçuyla Paris’te yargılanarak hapse konulmuştu. 

Lucie, bu durum karşısında o kadar üzgündükü babasının suçsuz olduğuna inanır ve onu sık sık ziyaret etmek için hapishaneye giderdi.

 

Aradan epey bir zaman geçmiş, neredeyse her şey kabullenilmiş ve unutulmuştu ki, Fransız polisi, o kadının cinayetini işleyenin Dany olmadığını, o kadının iki soylu tarafından öldürüldüğünü kanıtladı, bunlar Asilzade Charles Darney’in babası ve amcasıydı, vicdan azabı çeken bu soylular daha sonra ölmüş olan bir köylü kadınıda tedavi etmişlerdi. 

 

Cinayetin ortaya çıkmasıyla beraber Lucie’nin babası olan Bay Dany hemen hakim kararıyla serbest bırakıldığında, Lucie ona o kadar iyi baktı ki,  hapishanedeyken hasta ve çökmüş olan adam kısa bir sürede sağlığına kavuşmuştu.

 

Dany evdeyken onu sık sık ziyaret etmeye gelen avukat Sidney adında genç ve cesur bir adam vardı, Sidney, Lucie’ye ilk gördüğü günden beri ona sırılsıklam aşık olmuştu, Sidney ise, Lucie’nin kendisini değilde Charles Darnay’a aşık olduğunu öğrenince, Lucie’ye olan hislerinden ona olan sevgisinden bahsetmeme kararı almışdı.

 

Günler bu şekilde ilerlerken ani bir kararla  Charles ve Lucie evlendiler, Aradan geçen 2 yıl kadar bir süre sonra meydana gelen Fransız devrimi Lucie ve Charles’ın evinde huzur bırakmadı, öyle bir hale geldiler ki Lucie’nin eşi Charles’i nöbetçi savcının talimatıyla tutuklandı ve mahkemeye çıkartıldı.

 

Yapılan yargılama sonucunda idam cezasına çarptırılmıştı ancak kendisine yöneltilen suçlar ise amcasının,  babasının ve Lucie’nin babasının da hüküm giydiği o köylü kadınlarının öldürülmesi olayına yardım ve yataklık etmek olduğundan,  suçlu görülmesi üzerine kendisine idam cezası verildi, lakin Charles belirtilen suçları işlememiş olup,  masum bir vatandaştı.

 

 

Yaşanan bunca olay karşısında çaresiz kalan Lucie’nin kalbi öylesine kırılmıştı ki, ne yapacağını bilmiyordu bu şekilde düşünceler içerisinde kıvranırken yanına bir intihar planı ile Sidney geldi, bu planda, Charles’ın idamdan kurtulması için Londra’ya gizli yollardan kaçırılması ve yerine Sidney’in idam edilmesiydi.

 

Bu planı duyan Lucie  “hayır, sidney, sen bu şekilde ölümüne yürüyemezsin” dedi bunu niçin yapıyorsun, kendi hayatından seni vazgeçirtecek olan sebep nedir?  Diye sorunca,  sidney, Lucie ‘ya olan duygularından onunla olmadıktan sonra yaşamanın kendisi için bir anlam ifade etmediğinden bahsetti, yalnızca bu dünyada tek dileğinin, onun mutlu olması olduğunu söyledikten sonra, sessiz kalan Lucie bir şeyler söylemedi, sidney oradan ayrıldı ve Charles ile tanışmak için Paris’te bulunan hapishaneye gitti.

 

Charles ile konuşurken,  gardiyanlar onları yalnız bıraktığında, Sidney, “Charles’e  kıyafetlerini çabucak çıkar ve  fazla soru sorma çabuk ol,  ikiside hızlıca kıyafetlerini  çıkartıp, kıyafet değişimi yaptıktan sonra Sidney,  Seni dışarıda Lucie bekliyor olacak,  ikiniz için Londra’ya tren biletlerinide ayarladım dedi. Charles peki tanımadığın biri için neden bu kadar fedakarlık yapıyorsun diye sordu,  Sidney sadece gülümsedi ve konuşacak zaman değil Acele et, seni dışarda özgürlüğün ve Lucie bekliyor dedi. 

 

Planları  işe yaramıştı Charles ve Lucie  beraber gizlice Londradan kaçmışlardı,  Sidney ise  idam edildi.

Yorumlar
Bu yazıya yorum yapan ilk kişi sen ol.

2 Yorum

248 Hikayeler

3 Üye

6 Ziyaretçi