Boşanmaktan Vazgeçiren Olay

bk Gerçek Hikayeler 22.Şub.2020 19 görüntülenme 0 yorum

30

Boşanmaktan Vazgeçiren Olay

Sürekli olarak yaşanan tartışmalar  yüzünden evde mutsuz ve huzursuz  olan bir ailede evlilik öyle bir hale gelmişti ki çiftin boşanması an meselesiydi.

 

Günlerden bir gün, yine karı koca arasında yaşanan tartışmadan sonra bir daha eve dönmemek üzere evden çıkan adam, nereye gideceğini bilmeden sokakta dolaşırken o çevrede tanınan bir Allah dostuyla karşılaşır.

 

Allah dostu, evladım seni bu kadar derin düşüncelere sevk eden olay ne olaki diye sormuş.

 

Zaten içini dökebileceği birine ihtiyaç duyan adam,

 

-Anlatarak sizin canınızı sıkmak istemem benim mevzu biraz uzun ve karışıktır.

 

Allah Dostu  olan zat,

 

-Olsun sen anlatırsan ben dinlerim deyince,

 

Adam iç çeke çeke başlar en baştan olayları anlatmaya,

 

Allah Dostu olan zat,

 

-Demek öyle artık eşinden ayrılsan da, ayrılmasanda pek farkeden bir şey olacağını zannetmiyorum, şu üç günlük dünyada, bir ay kadar ömrün kaldı, istediğini yapabilirsin!” diyerek başka söz etmeden onun yanından ayrılmış.

 

Adam, adeta şok geçirircesine olduğu yerde donup kalmıştı, biraz geçtikten sonra eşiyle olanları unutmuştu artık yalnızca o zatın dedikleri kafasını meşgul ediyordu.

 

Eve geri dönmeye karar veren adam, yolda karşılaştığı tanıdık insanlardan helallik isteye isteye eve gitmiş.

 

Eşinin ağladığını görünce ona;

 

-Hanım  gel yanıma, bunca  süredir o ardı arkası gelmeyen tartışmalar nedeniyle sende çok üzüldün bende, aslında hatalı olan benim, ben sana iyi bir koca olamadım, her şeyi unutup beni affeder, hakkını bana helal edermisin?

 

Hanımı epey bir şaşırmıştı  kocasını bu kadar sürede değiştiren olayın ne olduğunu çok merak ediyordu.

 

-Bey, asıl sen bana hakkını helal et, ben sana karşı çok saygısız davranarak, seni çok üzdüm. Dedikten sonra ikisi de birbirine sarılarak ağlamaya başlarlar.

 

Bu aile kavgası iki tarafında ailesine sıçradığından Adam, kayınpederinden de helallik almak için evlerine gider onların ellerini öperek af ve helallik diler, kadın ise  kayınvalidesinin evine giderek ondan af diler ve ellerini öper.

 

O günden sonra öyle güzel bir aile hayatları olurki, ikiside bu güne kadar hayatı kendilerine zindan ettikleri için kendilerine kızarlar.

 

Günler çabucak geçer neredeyse bir ay dolmak üzeredir, bu durumu kimseye anlatamayan adam, ha bugün ha yarın öleceğim derken Allah’ın emrettiği şeyleri yerine getirmeye, nehyettiği şeylerden sakınmaya başlar ve ibadetlerini aksatmadan yerine getirir.

 

Bir bakar ki aradan iki ay gibi bir süre geçmiş ama hala ölmemişti. Bir gün evden çıkıp o zatın yanına giderek ona;

 

-Efendim, siz bana “bir ay kadar ömrüm kaldığını” söylemiştiniz ama hala ölmedim.

 

 O zat da gülümseyerek;

 

-Ben senin ne zaman öleceğini bilemem ki evladım ama şunu bilmek lazım, ölüm var, o saat geldiği zaman ne bir saat ileri ne bir saat geri alınır.

 

Günleri  sayılı olan bir kişi kavga, niza ile hayatını zehir eder mi hiç? Peki sen şu anki hayatından memnun musun?

 

Adam:

 

-Evet çok memnunum efendim, evimde huzur ve bereket var o günden sonra her şey çok güzel geçmeye başladı, nerdeyse hiç tartışmamız bile olmadı.

 

Allah Dostu;

 

-Öyleyse var git bu güzel günlerin tadını çıkarmaya bak, hayat kısa bir birini kırmaya ve üzmeye değmez.  Demiş.

Yorumlar
Bu yazıya yorum yapan ilk kişi sen ol.

2 Yorum

248 Hikayeler

3 Üye

2 Ziyaretçi